Nisan 30, 2010

Asimile edilmeye çalışılan muhalif düşünceler. Ben poğaçanın üstüne yumurta sürersem sen yumurtanın beyaz kısmını sevmeyelerdenim diyeceksin. Gene ben başka hayatların hikaye kadınlarını anlatırken seni uyutmak için kıyasa girip bildiğin kadının beyaz tenli bir adamla seviştiğinden ama benim koyu tenli olmamdan yakınacaksın. Özgürlükten bahsedicem ben,sen düşüncelerimi en ücra hücrelere tıkacaksın,ben farelerden korkarım. Belki de; Bu yüzden sevemedim hiyerarşik düzeni. Bencilliğin fon müziği hiç-bir-şeyimsin! Uzun bir halı ama kırmızı değil,artist değiliz ya mavisinden yürümeye hak kazanmış ayaklarım,olsun severim ben siyahı. Kibritleri geri kutuya koymak yerine,çakmak kullananlardansın.Köşede ki berber seni çakıl taşı alırken görmüş,bak bunu biliyorum yarım yamalak ve üç nokta. Her merhabadan bir boşver oturtucam tam karşı sandalyene,nasıl olursa umarsızca zorunluluk meselesi yaparsın beni. Sonra bir su söyleyip kalkarım,ayıp olmasın kalıp yaşanmışlıklarına.
Ayaklarımı gövdeme dayadım,uzandın.
Dedin ki;Oyun bitti,git.
Dedim ki;Son sigaram,kazanç sağlayamam. Mecbur değilim yürürken içmeye,nasıl beni görme mecburiyetin yoksa. Bana taslak kadar daha zaman tanı,esas olanı sorunca yırtmaçtan bağırmayacağım. Beni dinle!
Dedim ki;Yoruldum.
Dedin ki;Rüya,geç olmadan uyan.
Dedim ki; Varolmayan zamanda buluştuğumuz yerde seni bekliyorum,ayrılamam.
Dedin ki; Hadi ordan,git artık.
Bak gene geç kaldın,olsun.

nereye gidiyosun?

Bana bahsetme,
bana olan biten
hiç bir şeyden bahsetme,
zaman kaybı.
Konuşulan,
pembe rüyalarımız
zaten kısıtlı,
bahsetme.
Bana,
geri geri giderken
ileriden bahsetme.
Sağ-sol deme,
netlikten bahsetme.
Nasıl olsa ortalığız.
Derdin ki;
Herkes ölür ama ilk büyü!
Sonra büyüsem,
öldü deseler?
Betonsuz duvarlar,
acımasız diktatörler,
piyon mahali.
Herşeyi düşün,
sonra bahset;
Ya bana öldür derseler?
'Namlunun ucuna tıkanan,
düşler nereye kaybolacak?'

Nisan 29, 2010

Net sonbahar sonuydu
Sen agzından duman çıkarmaya bayılan bir tiryaki
Ben mazoşizmin zirvesinden korkan,yorulunca ağırlaşan kurgulardım
Engelli atlamada yegane arkadaşlar edinen şakşakçılardık
Tütünden yaşanmışlık zıvanası tutturan bildiri satıcılarıydık
Gözlerin en geveze hallerime meydan savaşı açarcasına susardı
Duvardı,bakardı
Görürdüm. sen bakardın ben görürdüm.
Sen bana bakardım ben sana görürdün.
Çıkart,batır
Tam tersini yapman için geri sayışlarım
Tam tersini yapman için ilerisiz iddaalarım
Doldur,boşalt
Geçen hergün için yer kalsın
Geçen hergün için güçsüz kelimeler kuyulara kurban gitmesin
Dublörsüz yaşanmışlıklarda olsa iyi oyuncularız,toparlarız
Hissizleşen günlükler,vizeye takılmış sokaklar
Gene sıfır bir sıfır bir,düşüncelerinin ortasından geçiyorum
Dilsizliğe dokunan kalabalık şehir,ben hep körlere imrendim
Farkındalık.
Benim için körüklü yol yapım çalışması başlatın
Senin küllerin boğazıma kaçtı,çok görme
Kalkmak zorunda olsakta sevdik ankersörleri
Gidecez ya bir gün ütopik düşüncelerin odağında telesekreter olmaya
Yalan
Yeter
Umrumda değil
Hiç birşey elimde bile değil kafamda gezmesin.

Ütopik

Susamış olmadanda şu içmek
gerekli 'gibisin'
Bakabildiğim yerler gittiğin yerlere güneşin neptüne saydığı rakam kadar.
Ben sekizleri severim,
Ne uzak ne duvar.
Seni seçtim
geri geri giden yamaçları tırpanlayarak.

Nisan 26, 2010

Sonsuzdan Geri

Olduğu gibi anlatılması gereken masalları çarpıtan renklerin en pasteli siyah olsun. Hiç bi zaman olduğu gibi yaşanmayan hayallerin gebesi düşler olsun.
Belkiyle başlıyan ayna raksları görülenle spesifik sansasyonlar yaratsın cemiyetin lagımlarında. Yazım yanlışlarına takılmayan bir kitap,adı taslak olsun. Dayanamıyorum kadınların senden kazanç sağlayıp nakarat yaratmalarını yada sevgisizliğin sevgilisiyim ben. Yırtılan takvim yapraklarıve olması gereken zamanın ileri seviyesi,her ayrılık bir level. Acı gerçeklerin goşist düşünceleri sert diktatörlerin sinyallerini ortadan ikiye kırıveriyor. Herşey,herkes geçtim sana ihtiyacım kuramını nereden topluyacam ben? Bak bencil adam beni iyi algıla,ben oyuncu değilim ezberlerdiğim tiratları sana sunayım. Ben kaybedişlerin ankesörüyüm,dinleyici. Belki; Uzak diyalarsın telesekreterliğini atarlar sen ve beni ikimiz olmak adına.
Gitme; Her insan gitmesiz,insansız yaşar. Sen gitmeyi değil,terk etmemeyi tuşla. Belki boşlukların sefaletine temel tuğla koleksiyonu yapar,yaşar-ız. Bana siz kaçın ben oyalarım deme,riyakar tutumunun yerine tavırsız takınmalar küpele. Bak şu koltukta biraz duman var,hadi biraz döv beni.
Belki; Düşüncesiz düşlerini yıkabilirim.

Nisan 24, 2010

Ben Dün Kayboldum

Kayboldum
Uçurumdan defalarca atlayıp paraşüt açmalarda
Uçurumdan defalarca atlayıp yere yumuşak iniş yapmalarda

Oysa; gökkuşağı kadını olmak +7yi kapsamıyordu
İki anlamlı oysa eğer oysa bandista anlatırdı

Akıl,zeka
Akıllı olmayı tercih eden bi zeki olamadım
Bu yüzden dönüş yapıldı en saçma şarkıda dökülen sulara
Çabuk dönülmesi umut kovalarla yada dilek ağaçlarıyla
Ve hergün konuşmak zorunda değiliz arkadaşça

Sen uyandır ben yine uyurum
Ateş üstüne su olmakta üstüme yok
Sen kondur öpücüğü ben duvar olurum yine

Biri beni durdursun gene kaçırdım durağı
Elde avuçta ne kaldı
Kulakları pamuklu mum ışıkları
Bakarak anlatmayı beceremedim anca sus ben çizerim

İçtikçe içesi gelen insan
Haz alır,verir
Ve gittiğini bilmeyenler geri gelir denir
Yalan!
Acı çekmek neyine diyen bir gevezeye döner döner dururum